Meğer gerçekleri görmek istemediğim için gözümün önüne çektiğim perde her şeyi istediğim gibi görmemi sağlamış.
”Cennet”i sana yaşatabilirsem sende seversin sanmıştım. Sende sahiplenirsin diye düşünmüştüm… ”Cennet”i sevdin, sahiplendin ama olması gerektiği gibi değil. Hep bir eksiklik hissi vardı o mükemmel olması gereken yerde. Orası bizim ”cennetimiz” olacaktı ama sadece benim hayal ürünüm oldu. Bazen bu kadar emek ve zaman harcadığım için hele ki gerçek gözümün önünde dururken inatla sana doğru adımlar attığım için pişman oluyorum. Yaşayarak öğrenmenin bedeli çok ağır oluyor. İnsanın yüreği istediği cevapları bulmak istiyor ve koşturup duruyor istemediği cevaplar arasında… Bazen o kadar çok koşturuyor ve uğraşıyor ki onların arasında kayboluyor ve korktuğu cevaplar karşısına çıkmadığı için orayı ”cennet” sanıyor ve günün birinde uyandığında oranın gerçek halini görüyor ve işte o noktadan sonra gerçeği yok sayma şansın da kalmıyor.Ve bazen tek yapman gereken; gerçeği kabul edip, çıkış yolunu bulmak ve vazgeçmek oluyor.



