Gerçek sevgi, önce kendine ve sonra başkalarına verilen sözdür.

Günlük hayatın tüm o yoğun değişimlerinin içinde en derinde hepimizin özlemi bizi olduğumuz gibi görebilecek dostlar. Bazı şeyler çok basitmiş gibi hemen yazılıyor ama yaşarken, deneyimin içinde debelenmeye başladığımızda öyle olmadığını hepimiz eminim  kendi hayat filmimizin sahnesinde en az bir kere gördük.

 

Okumaya devam et “Gerçek sevgi, önce kendine ve sonra başkalarına verilen sözdür.”

Kalbin Meditasyonu

 

Biliyorum, günümüz modern hayatının içinde ‘meditasyon’ dendiğinde akla gelen birçok görsel var ve o görsellere öyle bir yapışıyoruz ki, meditasyonun kendi doğasından uzaklaşmamız, kendimizden uzaklaşmamız tam burada başlıyor. Okumaya devam et “Kalbin Meditasyonu”

Günümüz Spiritüelliği

 

Günümüz modern yaşam ”spiritüelliği’nin içinden yolunuz bir şekilde geçtiyse ya da yeni geçmeye başladıysa eminim kafanız da karışmıştır. Günümüz spiritüelliği pozitif düşünmenin ne kadar önemli olduğunu, evrenden istemenin anahtar olduğunu söylüyor ya da mutluluğun 10 yolu, 20 yolu adı altında  değişik eğitimler, kitaplar, atölyelerde seni, yeniden yaşamla  bağlantıya geçmeni vaat ediyorlar. ”Al bu kitabı oku, al bu cümleyi tekrar et, bu eğitime git senin bağlantını yeniden kuracağım, seni mutluluğu bulmanı sağlayacağım”  sloganlarıyla farklı reklamlar çıkıyor sosyal medya hesaplarımda… Okumaya devam et “Günümüz Spiritüelliği”

Kendin gibi

 

Hayatınız hiç bir gün içinde hiç değiştiği oldu mu? Evet,  her şey hep bir anda oluyor.  Aldığınız bir haberle mutluluktan uçtuğunuz gibi yerle bir olabiliyorsunuz. Kocaman yaşamın içinde her şey var!

Kocaman toprakta kaktüste yetişiyor, gülde, lalede .. Laleye elini uzattığında burnuna dünyanın en tatlı kokusu gelirken, kaktüsü koklamak için dokunmak istediğinde eline dikeni batabilir. Yani toprak mı suçlu şimdi? ikisi de aynı yere ait. Sadece biri kaktüs olmuş, biri lale .. Kocaman toprakta lale yetişse ve biz hiç kaktüsün nasıl bir şey olduğunu bilmesek kim bilir nasıl olurdu? Okumaya devam et “Kendin gibi”

Kendi toprağını kazı!

 

Sabah kalktığımız andan, gece yatağımıza  başımızı koyana kadar şehir hayatının uyarıcılarına maruz kalıyoruz.  Şehir hayatı, adı üstünde her şey çok hızlı olup gelişiyor ve biz insanların bu sürede durmaya, ne oluyor diye hissetmeye zamanımız da pek olmuyor. Duramadığımızda, uyarıcıların bizi nasıl etkilediğini fark edecek zamanımız olmadığında da sistemlerimiz daha da karışıyor. Okumaya devam et “Kendi toprağını kazı!”