Bırakma Hikayeleri 1

Kapattığımı sandığım defterler kendilerine bir boşluk yaratıp yeniden hayatıma girmek için atılımlar yapmaya başladı. Aslında kapattığıma o kadar emindim ki ya da aslında emin olmaya çalışıyordum. Bırakmak istemediğim gerçeğiyle yüzleşmeyi kabul etmediğim için bir sonraki karşılaşmalar kaçınılmaz oldu. 
Son 6  ayım yüzleşmeler ayı oldu. Unuttuğum, hatırlamak istemediğim ne varsa hepsi çıkıp durdu karşıma… Zor oldu ama başardım hepsinden üstünden atlamayı… 
Artık pek görüşmeseniz de sadece orada olmasını sevdiğiniz insanlar vardır. Orada olması bile size güç verir. Kafanız karıştığında oraya koşarsınız. Güvenli, saf bir alan…Öyleydi işte…
Sanırım içten içe o alanda kalmayı hep istedim . Köprünün altından çok sular aktığını söyleyip durdum ama yanılmışım. Karşıma dikildiğinde yeniden her şeyi unutup oraya atlamayı ve ne kadar zamanım varsa orada geçirmeyi istemiştim ama olmadı. Öyle çok sinirlendim ve kıskandım ki…  Hemen beynim ”neden?” ben değilim cümlesini kurmaya başladı. Belimin sağ tarafında o tanıdık ağrı: ”özde, bırakma zamanı..” diyordu.     (Beden ve hislerimiz bir bütün. Bırakamadığınız, konuşmadığınız vb gibi hangi duygularınız varsa vücut onu bir şekilde dışarı atmak için bedene yansıtıyor. Bedendeki her bölge duygusal olarak bir yere karşılık geliyor. Şu anki konu bu değil belki bu konuda ilerde yazarım) Ağlamaya başladım. Deli gibi bir parçam acıyordu. Acıyan parçam onunla ilk gençlik yıllarını paylaşmış ve güvenmiş olan küçük kızın gözyaşlarıydı. Birkaç saat sonra nefesime odaklanmaya ve kendi içime bakmaya başladım. Biraz sakinledim, ”neden, niçin” sorularına cevap bulmanın benim hikayem olmadığını keşfettim.
Bir zaman sonra ona hissettiklerimi anlatan bir yazı yazmaya karar verdim ama yapmadım. Bitmeyen döngülerle onunla didişmek istemiyordum. O yüzden bir duvar olmayı seçtim. Ona söylemek istediklerimi yazdım. Önemli olanın onun okuması ya da bilip bilmemesi değildi. Çünkü bırakamadığım için ona yaza yazmak istiyordum, hatta canını yakmak istedim ama gerçekten bırakınca bütün bunlar çok anlamsız geliyor. 
Yani her zaman her şey istediğimiz gibi olmuyor. Yani bazen ne kadar istersen iste olmuyor. Yani bazen canın çok yanıyor…. Ama bırakmayı öğrenmedikçe bırakmamız gerekenler hayatımıza gelip duruyor ta ki biz bırakmayı öğrenene kadar.. 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s