Yaranı bil, şifalandır!

    Geçen gün bir arkadaşlarımla sohbet ederken yapmak istediği hayalini anlattı, ama o hayali gerçekleştirmeyi o kadar çok istiyordu ki, hayali ona motivasyon sağlamak yerine içeride bir yerde sıkıştırmaya başlamış, yolunu karıştırmıştı. Sürekli bir şey yapması gerektiğini geç kaldığını hissediyordu, kendini ne kadar bu şekilde yorduğunu da farkında değildi. Çocukluğumuzda öğretilen kalıpları değiştirmemiz, bazen … Okumaya devam edin Yaranı bil, şifalandır!

Yeryüzünden gökyüzüne

  Ayaklar, ağırlıklarımızı, yükümüzü taşıyan uzuvlarımız. Hem bedenin tüm ağırlıklarını taşıyıp, hem de günlük hayatta bizi oradan oraya götürebilen en önemli parçamız. Aslında evin zemini gibi ayaklar. Yeryüzüyle ne kadar sağlam, derin bağ kurabilirse, ev (beden) daha sağlam oluyor. Evin içini çok güzel parçalarla döşe, zemin iyi değilse, ufacık rüzgarda yıkılmak üzereyse ne işe yarar … Okumaya devam edin Yeryüzünden gökyüzüne

Denge oluyor!

Herkesin yolu gibi dengesi de ona uygun en uygun şekilde ortaya çıkıyor. Çünkü kimimiz asfalt yolda, kimimiz kumsalda, kimimiz, dağda, kimimiz, suda, kimimiz ateşte yürümeye çalışıyor. Suda yürüyen ve ateşte yürüyen için denge o kadar çok farklı olacak ki... O yüzden başka hayatlardaki denge anlayışını kendine eklemek yerine, kendinde olan dengeyi keşfetme haline gönüllü ol. Ve bil ki, ne olursa olsun, hangi durumda olursan ol, denge meydana geliyor.