Hisset

    Geçen gün ufak ama tatlı bir mekanda oturup, kahve içerken seneler önce kalp yorgunluğu ile dinlediğim şarkı çalmaya başladı ve bu sefer tebessüm yüzümde oluşturuyordu. Çok uzun bir zaman kendime koyduğum yasaklı şarkı listemdeydi. Çünkü ne zaman çalsa kalbim yorgun düşüyordu.  Şimdi ise yeniden yolumun kesiştiği eski dost gibiydi, tüm yorgunluklarım.. Karşı karşıya oturduk, gözlerinin … Okumaya devam edin Hisset

Alışkanlık zincirlerimiz

İki haftadır kulaklığım olmadan, müzik dinlemeden yolda yürüyorum. Başta dünyanın en zor şeyi geldi biliyor musun? Sonra etrafımdaki sesleri daha çok duymaya başladım. Çünkü her şey daha net artık. Kuş sesi, ezan sesi, korna sesi, rüzgarın sesi, tüm seslerin içindeyim. Müzik, benim gizli bahçemmiş. İstediğim sesleri duyup, istediğim dünyayı yarattığım sihir gibiymiş. Şimdi sihir yok, ben sihrin kendisi olup gerçeğin içinde var oluyorum. Hiç bilmediğim bir dünya keşfediyorum dostum! Fark ediyorum ki, senelerin bitmeyen alışkanlığı olmayan bir dünyanın içinden şu ana uzanmama sağlıyormuş. Uzanma halime an diyormuşum. Oysa an, uzanmaktan öte, bulunma haliymiş.