Açıklık ve cesaretle

 

Senin kalbini sıkıştıran her şeyi asaletle ve sevgiyle bırakabilirsin!

Senin kalbini sıkıştıran her şeyi bırakarak da sevebilirsin!

Senin kalbini sıkıştıran her şey, görmek istemediğin kendi karanlık dünyanın bir sureti, görmezden gelmek yerine var olanı, her aldığın nefes gibi sadelikle görmeyi seçebilirsin.

Okumaya devam et “Açıklık ve cesaretle”

Yoga’nın Sihri

 

Geriye dönüp baktığımda daha iyi idrak ediyorum ki, her şey tam da olması gerektiği gibi oluyor, benim aksini düşündüğüm zamanlarda bile hep olması gerektiği gibi oluyor. Tüm dönemeçlerle tam da orada karşılaşmamızda bir neden var, yaşam yanlış yapmıyor, sadece biz  yaşarken bunu algılayamıyoruz. Okumaya devam et “Yoga’nın Sihri”

Ben’den Öte

 

Bir senenin daha sonuna geliyoruz. Benim ve ailem için 2018 bir hayli zor oldu. Hastalıklar yakamızı bırakmadı. Tamam her şey düzeldi diye ne zaman biraz rahatlasak başka bir sağlık sorunu çıktı. Sanki gemi aralıklıklarla su almaya devam ediyor ve biz olanla gücümüzle geminin batmaması için elimizden geleni yapıyorduk. Fiziksel, ruhsal olarak kelimenin anlatmaya yetmeyeceği kadar zorlu bir seneydi. Okumaya devam et “Ben’den Öte”

Suçlu var mı?

 

Şehir hayatı, çok hızlı. İnsana sürekli koşması, yakalaması gereken bir yer varmış gibi hissettiriyor.  Üstüne toplumun beklentileri eklediğinde bizim  ”değerli” yaşamımız artık, bizim olmaktan çıkıp, emanet aldığımız ”sıradan” bir yaşam haline geliyor. Üniversiteye gitmen lazım, iş bulman lazım, sevgilin olması lazım, evlenmen lazım, çocuk yapman lazım…. Liste çok uzun ve yorucu ve bence en şaşırtıcı olanı tüm meli ve malı’ların farkında olmadan yaşayıp, gidiyor olmamız.  Ve en acıklı olanı günün sonunda mutsuz olunca suçluyu yanımızda, yöremizdeki kişiler ilan ediyor  ve aslında mutsuzluğumun kökenine, derinine bakmak yerine yüzeydeki nedenlerle ilgilenirken büyük resmi kaçırıyoruz. Okumaya devam et “Suçlu var mı?”

Yaranı bil, şifalandır!

 

 

Geçen gün bir arkadaşlarımla sohbet ederken yapmak istediği hayalini anlattı, ama o hayali gerçekleştirmeyi o kadar çok istiyordu ki, hayali ona motivasyon sağlamak yerine içeride bir yerde sıkıştırmaya başlamış, yolunu karıştırmıştı. Sürekli bir şey yapması gerektiğini geç kaldığını hissediyordu, kendini ne kadar bu şekilde yorduğunu da farkında değildi. Çocukluğumuzda öğretilen kalıpları değiştirmemiz, bazen bir ömür sürüyor! Ve biliyor musun bu durum: ‘tamam bu kalıbı değiştirdim bitti’  demekle olmuyor! Sürekli olarak eski kalıplarımızla tetiklenme halimiz devam ediyor, sadece artık ”farkında” olmaya başlıyoruz ve özgürlük dediğimiz şey, ne istiyorsan onu yapmanın ötesinde tam da buradan başlıyor! Okumaya devam et “Yaranı bil, şifalandır!”