Savaşçıya


Savaşçıydı. Bedenine rağmen yılmadan ruhu savaşmıştı. Bazen kendisi bile yaptığı ‘bu yaşamda kalma mücaledesini’ unutmuştu. Bir şey bekliyordu. Bütün imkansızlıklara rağmen ona savaşma ateşini veren beklediğiydi.

Onun yaptığı savaşa mı güvenmişti karısı acaba? O savaş, karısının umudu mu olmuştu ? Her şeyi bilmesine rağmen yine de o umuda sarılmak onun içini mi ısıtmıştı? O yüzden mi o umudu kaybetme düşüncesini bile ağzına almamıştı?

Halbuki en iyi ilaç bazen umuttan ziyade gerçekler olurdu ve bunun için umudun sahte ışıklarından kurtulmak gerekirdi ve yine öyle olacaktı.

Uzun zaman sonra ilk kez yatağındaydı. Zorlukla konuşuyordu. Ailesi kilometrelere kafa tutarcasına birlikteydi. Nasıl olurdu da mutlu olmazdı! Gözlerini son kez açtı ve kapattığında……

Savaşmaya gerek yoktu. Sonunda kendini ışığa bırakabilirdi.

Artık özlemi, anılara batırma zamanıydı. Özlem, bitmeyecekti ama anıların arasında kendine bir yer yapacaktı ve orada ‘gerçek sevginin’ asla veda etmediği görülecekti.

Tekrar buluşana kadar….

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s