Birini sevdiğini ya da sevmediğini nasıl anlarsın? Nasıl seversin? Hayatında bir kere de olsa birini olduğu gibi gerçekten değiştirmeden olduğu gibi sevdin mi? Hayır, hemen aklına eski sevgililerin gelmesin! Sevme haline sadece sevdiğin adamlar ya da kadınlar dahildir! Anneni, babanı, kardeşini ya da arkadaşlarını oldukları gibi kabul edebiliyor musun? Hayır, Ayşe teyzene ya da Osman Amcana, Leyla'ya bakarak karşılaştırarak sevmekten bahsetmiyorum! Kalbinde bazen tanıdığın bazen ise hiç tanımadığın insanlara bildiğin ya da bilmediğin hikayelerine anlayıştan doğan şefkat büyüttün mü?
Etiket: aşk
Teslimiyet
Biz kendini çok zeki sanan insanlar, denize atladığımızda hemen boğulacağız diye ezbere bir bilgimiz var! Filmlerden, aileden öyle öğrenmişiz ve hemen çılgınca kolları, bacakları hareket ettirmeye başlıyoruz. Eh, o şekilde yüzmek gibi bir olasılığın da olmuyor. Biraz su yutma ve bazen daha kötü olasılıkları deneyimliyoruz. Sana tanıdık geldi mi? Hepimizin farklı konularda farklı ezbere bilgileri var ve bunu yeni deneyimlere taşıyarak adına ÖZGÜRLÜK diyoruz. Dostum, esas ESARET bu!
Sadece hareket var!
Hepimiz birbirimizden çok farklıyız. Bu cümleyi tuz, karabiber gibi yapıştırıp duruyoruz her şeye ama itiraf edeyim bazen ben anlamını unutuyorum ! Kemik ve kaslarımızın yaptığı açılar nasıl farklı ise ve bu açılar yüzünden nasıl farklı bedene sahipsek hikayelerimiz, acılarımız, hassasiyetimiz de farklı! Yani bu demek oluyor ki, ayni olaya birbirinden farklı milyar tane tepki verip duracağız! Çünkü daha anne rahmine düştüğümüz andan bu yana farklı şekilde etkilenip durduk ve bizi yaşam tam da su an olduğumuz kişiye dönüştürdü! Yani benim hayata tutunma anlayışım, senden farklı! Bu demek değil ki, benim ki doğru! Sadece yaşam beni bu şekle soktu, seni öyle.. Kas ve kemiğe verdiğimiz hassasiyeti neden paketin hepsine veremiyoruz? Bugün fark ettim ki, kas ve kemiklerin nasıl senin bedensel farklılığını sağlıyorsa, yaşam da aynısını yapıyor! Hepimiz kendi özümüzce hareket ediyoruz. Ne yanlış var, ne de doğru.. Sadece hareket var! Kendinin çok doğru yaptığını, diğerlerinin, diğerinin yanlış yaptığını, en iyisini kendinin bildiğini düşündüğün her an hatırlat kendine: sadece hareket var!
Yoga yolculuğum
O yüzden yoga derslerimde üstünde durmaya çalıştığım tek bir şey var: HER ŞEY DEĞİŞİYOR! O pozu yapmaktan korkuyor musun, ben de korkardım, bak şu an sana bunu anlatıyorum, değişiyor! Yeter ki, bir kenarda sinme. Korkuyor musun, mutsuz musun yol ara dostum. Yol bulamıyor musun? Yol ol. Ve kırmızı kalemle altını çizdiğim en önemli nokta:Her nerede, ne yapıyorsan yola nasıl çıktığını unutma, içindeki o saf hali korumaya istekli ol ki, her şey değişir dururken özün aynı kalsın.
Evrenin sarmalı
Biz sanıyoruz ki, olmaz yapamam, gidemez, gidemem, yapamam! Sonra oluyor ve içeride atlılar koşturmaya başlıyor. Nereye koşturacağını şaşırıyorsun. Sanki ne yönü seçsen hep çıkmaz sokak geliyor karşına. Sonra bir gün koşturmayı bırakınca hissettiğin her şey, sarmal şeklinde karışarak ayrışmaya başlıyor. Evrendeki sonsuz enerjinin sarmal hareketi, enerjinin özündeki hareket ile her şey yeniden değişiyor ve baştan başlıyor. Kendi payımıza düşen dersi aldıkça sarmalın da hareketi değişmeye başlıyor, alanlar genişliyor. Bizi bir sonraki hareket için sarmal, kendince düzeneği baştan hazırlıyor, yeniden hareket etmek için bize alan açılıyor ve öğreti başlıyor. Biliyor musun sarmal hep bizim için çalışıyor!
