Işığa doğru

Aslında yok ama deneyimlediğim üzere kocaman yaşam, bize kaçmamayı öğretiyor. Hepimiz kendimizin kaldırabileceği derecede bunu deneyimliyoruz. Yani orada karanlık mevcut ise, ışık senin acıyla nefes alabilmende ve onunla kalabilmeye duyduğun istekte yatıyor. İstek ne kadar güçlü olursa, ışık da o kadar güçlü oluyor.

Alışkanlık zincirlerimiz

İki haftadır kulaklığım olmadan, müzik dinlemeden yolda yürüyorum. Başta dünyanın en zor şeyi geldi biliyor musun? Sonra etrafımdaki sesleri daha çok duymaya başladım. Çünkü her şey daha net artık. Kuş sesi, ezan sesi, korna sesi, rüzgarın sesi, tüm seslerin içindeyim. Müzik, benim gizli bahçemmiş. İstediğim sesleri duyup, istediğim dünyayı yarattığım sihir gibiymiş. Şimdi sihir yok, ben sihrin kendisi olup gerçeğin içinde var oluyorum. Hiç bilmediğim bir dünya keşfediyorum dostum! Fark ediyorum ki, senelerin bitmeyen alışkanlığı olmayan bir dünyanın içinden şu ana uzanmama sağlıyormuş. Uzanma halime an diyormuşum. Oysa an, uzanmaktan öte, bulunma haliymiş.