Alışkanlık zincirlerimiz

İki haftadır kulaklığım olmadan, müzik dinlemeden yolda yürüyorum. Başta dünyanın en zor şeyi geldi biliyor musun? Sonra etrafımdaki sesleri daha çok duymaya başladım. Çünkü her şey daha net artık. Kuş sesi, ezan sesi, korna sesi, rüzgarın sesi, tüm seslerin içindeyim. Müzik, benim gizli bahçemmiş. İstediğim sesleri duyup, istediğim dünyayı yarattığım sihir gibiymiş. Şimdi sihir yok, ben sihrin kendisi olup gerçeğin içinde var oluyorum. Hiç bilmediğim bir dünya keşfediyorum dostum! Fark ediyorum ki, senelerin bitmeyen alışkanlığı olmayan bir dünyanın içinden şu ana uzanmama sağlıyormuş. Uzanma halime an diyormuşum. Oysa an, uzanmaktan öte, bulunma haliymiş.

Kalbini dinle

  Birbirimizin hayatlarını etkileyip duruyoruz. Sadece hayatına bir şekilde giren sevdiklerin değil, etkileşim her an meydana geliyor. Sen dışarı çıktığında başka başka yaşamlarının acılarına, korkularına, sevdalarına, sessizliğine dokunmaya da başlıyorsun belki bilerek, belki de hiç bilmeyerek ama değiştiriyorsun Geçen gün  açık grup dersine bir öğrenci geldi. Merhabalar, nasılsınız, isminiz, bedeninizde hassasiyet hissettiğiniz bir bölge var … Okumaya devam edin Kalbini dinle

Bir yaş daha geçti…

  Kocaman bir sene daha geçti, öylece, bir anda olduklarıyla, olamadıklarıyla.. Bir sürü kişi aradı, mesaj attı, uzun zamandır duymadığım sesleri duydum, hatırlanmak o sevgi yumağının içinde yorulmak bana çok iyi geldi ❤ Beni aslında hiç tanımayan dostlardan bile öyle güzel mesajlar aldım ki.. Aslında öyle güzel görüyor gibiydiler ki Kolay bir sene olmadı, bilenler biliyor, … Okumaya devam edin Bir yaş daha geçti…