Kalbini açabilir misin?

 

 

 

Kalbini her olasılığa da açabilir misin? Sana benzemeyeni, hoşuna gitmeyeni de sevme alanına davet edebilir misin?
Kalbindeki her duyguya yer açma haline açık olabilir misin?

” You have to keep breaking your heart until it opens.” Mevlana Okumaya devam et “Kalbini açabilir misin?”

Yoga Yolculuğum

 

2009’da eski arkadaşımın ülkeyi terk etmeden önce bana verdiği yapılacaklar listesinden biriydi: YOGA. Bana izlemem, okumam, dinlemem gerekenlerden bir liste yapmıştı. Sanırım bir süre benim için yoga, onun dediğine uymak için girdiğim bir dünyaydı, sonra ise yaşamın kendisi oldu! Okumaya devam et “Yoga Yolculuğum”

Günümüz Spiritüelliği

 

Günümüz modern yaşam ”spiritüelliği’nin içinden yolunuz bir şekilde geçtiyse ya da yeni geçmeye başladıysa eminim kafanız da karışmıştır. Günümüz spiritüelliği pozitif düşünmenin ne kadar önemli olduğunu, evrenden istemenin anahtar olduğunu söylüyor ya da mutluluğun 10 yolu, 20 yolu adı altında  değişik eğitimler, kitaplar, atölyelerde seni, yeniden yaşamla  bağlantıya geçmeni vaat ediyorlar. ”Al bu kitabı oku, al bu cümleyi tekrar et, bu eğitime git senin bağlantını yeniden kuracağım, seni mutluluğu bulmanı sağlayacağım”  sloganlarıyla farklı reklamlar çıkıyor sosyal medya hesaplarımda… Okumaya devam et “Günümüz Spiritüelliği”

Yoga’nın Sihri

 

Geriye dönüp baktığımda daha iyi idrak ediyorum ki, her şey tam da olması gerektiği gibi oluyor, benim aksini düşündüğüm zamanlarda bile hep olması gerektiği gibi oluyor. Tüm dönemeçlerle tam da orada karşılaşmamızda bir neden var, yaşam yanlış yapmıyor, sadece biz  yaşarken bunu algılayamıyoruz. Okumaya devam et “Yoga’nın Sihri”

Suçlu var mı?

 

Şehir hayatı, çok hızlı. İnsana sürekli koşması, yakalaması gereken bir yer varmış gibi hissettiriyor.  Üstüne toplumun beklentileri eklediğinde bizim  ”değerli” yaşamımız artık, bizim olmaktan çıkıp, emanet aldığımız ”sıradan” bir yaşam haline geliyor. Üniversiteye gitmen lazım, iş bulman lazım, sevgilin olması lazım, evlenmen lazım, çocuk yapman lazım…. Liste çok uzun ve yorucu ve bence en şaşırtıcı olanı tüm meli ve malı’ların farkında olmadan yaşayıp, gidiyor olmamız.  Ve en acıklı olanı günün sonunda mutsuz olunca suçluyu yanımızda, yöremizdeki kişiler ilan ediyor  ve aslında mutsuzluğumun kökenine, derinine bakmak yerine yüzeydeki nedenlerle ilgilenirken büyük resmi kaçırıyoruz. Okumaya devam et “Suçlu var mı?”