Işığa Doğru

Her deneyim yeni. Her an yeni…
Bunu teoride bildiğimizi sanıyoruz belki. Ama mesele, yaşamın içinde bunu gerçekten hatırlayabilmekte. Ve sanırım en çok burada zorlanıyoruz.

Zihin bazen büyük bir usta gibi davranıyor; geçmişten öğrendiği her şeyi önümüze koyuyor. Ama aynı zihin, farkında olmadan bizi eski korkuların içine de çekebiliyor.

Winding river through pine forest with mountains and sunset in background

Birkaç hafta önce check-up yaptırdım ve ultrasonda safra kesemde taş olduğu söylendi. Sonrasında başlayan doktor arayışları, “ameliyat olmalı mıyım?” soruları derken kendimi tanıdık bir zihinsel karanlığın içinde buldum.

2018 yazında geçirdiğim büyük ameliyatın zihnimde bıraktığı, aştığımı sandığım ne kadar his varsa yeniden ortaya çıktı.
Ve en ilginç yanı, o karanlığın üzerime geliş şekliydi. Çok emin, çok güçlü ve çok gerçek hissettiriyordu. Bu yüzden çok sallandırdı.

Evet, bu o ameliyat değildi.
Ama zihnim için mesele hiçbir zaman yalnızca olayın kendisi olmamıştı. Daha önce yaşadığı deneyimi, yeni deneyimin üzerine taşımaya çalışıyordu.

Ve tüm bu süreçte yeni bir şey fark ettim.

Bu deneyim yeniydi.
Öncekilere benzemiyordu.
Ve en önemlisi, ben artık aynı kişi değildim.

Karanlık ne kadar yaklaşırsa yaklaşsın, fırtına ne kadar güçlenirse güçlensin; içimde savrulmayan, sallanmayan bir yer vardı.
Ve sanırım ilk kez, orayla bu kadar net bir şekilde temas kurabiliyordum.

Belki de mesele, karanlığın hiç gelmemesi değildir; geldiğinde içinden geçebilecek gücü bulabilmek için ışığı yakabilmektir.

Ve aslında sen karanlıkta yürüme cesareti gösterdiğinde ışığın hep orada olduğunun onun da sen olduğunun idrakı ile kucaklanmanız dileğimle.

Sevgilerimle…


Yorumlar

Yorum bırakın