Ağrı

Kahveye olan aşkımı biliyorum ama şu an kahve içersem zaten güçsüz ve hassas olan midem yeniden deli gibi ağrımaya başlayacak. O yüzden kendimi daha çok seviyorum ve kendimi seçiyorum! Kahvenin yerine bir şeyi koymaya da çalışmıyorum. Geçen gün Starsbuck'tan kahve yerine soda aldım! Kahve kokusunu içime çektim, etrafta kahve içenlere baktım ama soda aldım! İnatlaşmıyorum, kimse bana yasak da koymadı halen özgür iradem var ama bana şu an iyi gelmeyen bir şeyi de kendime oldurmaya çalışmıyorum. Özneleri değiştirdiğinde fark edeceksin ki, aslında hepimizin hayatında bunun gibi sahneler yaşanıyor! Basit şeylerle başlarsan, yol zorlaştığında kolay şeyler sana ışık verecektir.

Bardağı boşalt!

Sürekli o bardağı ya kırılırsa, ya üzülürse diye doldurup durursan, bir gün öyle bir yerde kırarsın ki, gözün gibi baktığın bardağı bir daha yapıştıramazsın bile. O yüzden gerçekten o bardağı seviyorsan, doldurma gayretinden bir vazgeçsene! Neden sürekli doldurmak istiyorsun? Bir adım geri gel, bardağın özünde doluluk olduğu gibi, boşluk da var. Ve o boşluk öyle önemli ki.. Biliyor musun senin bedeninde bile cavitas adı verilen ön bedeninde ve arka bedeninde boşluklar var ama kendi hayatında uygulamaya geldiğinde boşluklar, alan yaratmalar, kulağa yabancı kelimeler gibi geliyor. Büyük Bilinç'nın tasarımladığı boşluğu, biz insanların kendi hayatlarımızda deneyimlememiz zaman alıyor.

İçerinin bilgeliği

Arkadaşıma dedim ki; düşünki sen filtre kahve içmeyi seviyorsun. Hayranısın filtre kahvenin ama gittiğin yerde sadece çay var. Bir, iki, üç tamam diyorsun ama sonra başlıyorsun keşke kahve olsaydı burada diye söylenmeye ve söylenirken de içmeye devam ediyorsun o çayı ama bir kere o çayı alırken bir dursan belki anlayacaksın senin özünde filtre kahve içmek var, çay içmek yok! Ve burası asla o istediğin kahveyi veremeyecek! O zaman? Ya da belki çayı, kahve olsaydı diye içmekten vazgeçeceksin ve belki seveceksin bile.. Kim bilir ? Ama onun için çayı yudumlamadan orada öylece onunla kalabilmek ..Ve belki de şu an çay içmek istemiyor olsan da belki bir ay sonra bunu içmek de isteyebilme haline de açık olabilmek.. Yani dostun, şu anki hislerini hissetmeye gönüllü olmak ve o hislerin nehirde süzülmesine izin vermek.. Tek yaptığımız da bu biliyor musun?

Tohumdan ağaça

Önce sadeleş her anlamda. Daha az konuş mesela ama daha çok hareket et. Harekete edemiyorsan, konuşarak evrende kalabalık yaratma. Olan, acı verse dahi kirletmeden onunla kal. Sadeleş, suyun içine bir şey attığında önce su bulanıklaşır, bekle.. Bekle ki, su durulaşsın, netlik gelsin. Netleşmeden su bulanıkken suyu durulaştırmaya çalışma, çökmesini bekle ve izle. Bekle ki, belirgenleşsin her şey. Merak etme, su zamanı geldiğinde berraklaşacaktır. Daha sade, daha özgür, daha kendin, daha net net, daha esnek, daha teslim....

Haydi Sörfe!

  Geçen gün matımı sınıfa sermiş, öğrencilerim gelmesini bekliyordum. Yavaş yavaş gelenlerle konuşmaya başladım. Konu nereden ve nasıl açıldı bilmiyorum ama karşımda duran ''çok güzel bir kadın'' kendinde beğenmediği bölgeleri saymaya başladı ve listesi kabarıktı. Durdum, aslında çok güzel bir kadın vardı karşımda ama olasılıklarının, potansiyelinin farkında değildi! Çok bildik bir hikayeydi, bizdendi, bendendi! O … Okumaya devam edin Haydi Sörfe!