Günümüz Spiritüelliği

 

Günümüz modern yaşam ”spiritüelliği’nin içinden yolunuz bir şekilde geçtiyse ya da yeni geçmeye başladıysa eminim kafanız da karışmıştır. Günümüz spiritüelliği pozitif düşünmenin ne kadar önemli olduğunu, evrenden istemenin anahtar olduğunu söylüyor ya da mutluluğun 10 yolu, 20 yolu adı altında  değişik eğitimler, kitaplar, atölyelerde seni, yeniden yaşamla  bağlantıya geçmeni vaat ediyorlar. ”Al bu kitabı oku, al bu cümleyi tekrar et, bu eğitime git senin bağlantını yeniden kuracağım, seni mutluluğu bulmanı sağlayacağım”  sloganlarıyla farklı reklamlar çıkıyor sosyal medya hesaplarımda… Okumaya devam et “Günümüz Spiritüelliği”

Yedekledim, yedeklendin

 

Hayatında hiç bir şeyi yedeği olsun diye aldın mı? Belki kazak, belki tshirt, belki yemek takımı… Liste herkese göre çok farklı ama hepsi aynı eğilimin farklı yüzleri.. İşinden deli gibi mutsuz olsan da, sürekli lanetler yağdırsan da yedeği olsun diye yeni bir iş bulmadan, gitmemezlik yaptın mı? Ya da sırf sevilme açlığını kapatmak için tıpkı eşyaları, durumları yedeklediğin gibi insanları da yedekledin mi? Okumaya devam et “Yedekledim, yedeklendin”

Bırakmak

 

Sevmediğimiz şeylerden vazgeçmek ne kolay değil mi? Deli gibi sevip, hayatımızda olmazsa olmaz  olarak yer açtıklarımız ise hep orada ve onları bırakmayı düşünmeyiz bile.

Bırakmaktan söz ediyor ama bunun içine kendi alışkanların ya da sevme şekillerin girmiyorsa daha kelime  anlamındasın demek oluyor. Okumaya devam et “Bırakmak”

Etiketler olmadan

akis

Doğduğun andan itibaren birçok sıfat yakıştırdılar sana!! Güzel, çirkin, şişman, zayıf, becerikli, beceriksiz…. Uzun bitmeyen liste.. Ve en tehlikelisi bize sunulan bu etiketlere inanmış, inanıyor olmamız.. Birileri beni çirkin bulduğumda kendimi çirkin bulmam ne ise, güzel bulduğunda kendimi güzel sanmam arasında HİÇBİR fark yok!!!

Eskiden beni dışarıdan iki çift güzel söz duymak nasıl da mutlu ederdi! Bazı günler Okumaya devam et “Etiketler olmadan”

Kendine doğru

Hiçbirimiz yalnız kalmak istemiyor, sürekli sevilmek istiyoruz.  Bir saniye bile yalnız kalmaya tahammülümüz yok! Dans kursları, spor salonlarından bitmeyen saatler.. Her şey çok güzel, insanın hobisinin olması dünyanın en tatlı şeyi ama neden kendimizle ‘yalnız’ kalabileceğimiz yarım saati bile kurs, atölye peşinde koşarak heba ediyoruz ? Okumaya devam et “Kendine doğru”