Kendine Doğru

 

 

Aslında tüm pandemi süreci bize yavaşlatmayı hatırlatırken halen koşturmaktan geri kalmamamız ne ironik değil mi? Hayat inatla öğretiyor ama biz öğrenciler öğrenmek istemiyoruz!

Her şeyin tren kaçıyormuş gibi yaşandığı modern hayatlarda biliyor musunuz asla tren yakalanmıyor ?

Mart ayından beri evlerdeyiz. Aslında hepimiz istekliliğimiz oranında kendimizle bol bol zaman geçirdik. Kimimiz için çok sert geçti, kimimiz için şiir dolu. Kimsenin hayatını yaşama şeklini yargılamak gibi bir amacım yok. Haddim de değil, bilmediğimi eleştirmek. Ama gözlemim; sindirmeden eğitimden eğitime koşturduğumuz, bir şeyleri iyileştirmek, düzeltmek için kendimizi sıkıştırmaktan geri kalmadığımız ve bir anda hissetmediğimiz ilişkilerin/ flörtlerin içine kendimizi bulduğumuz oldu.

İlişkiler, sohbetler, arkadaşlıklar, işler, eğtimler hep yarım kaldı. Dolmak istedikçe boş kalmamız bundan.

İnsan içindeki boşluğu kapatmak istedikçe daha çok yorgun düşüyor. Ne bir etkinlik, ne de bir flört o boşluğu uzun vadede kapatamıyor.  Özde’de de çok koşturdu orasından burasından çektiği yollarda.. Bugün ne anlatıyorsa o koşturması sayesinde.

Son dönemde bir anda iki merhaba ile başlayan sohbetlerin bir anda bebeğim, hayatım gibi kelimelere dönmeye başlaması midemi bulandırmaya başladı. Ben de yaptım, Özde’nin sevgiyi koşturarak bulacağını sanmıştım. Meğer hiç Özde’ye bakmamışım.

Kendinde bulamadığını yayamazsın, kendinde olmayanı vermezsin, sahip olmadığını alamazsın bile. Aldığını sanarak mastürbasyon yaparsın o da bir süre ama o boşluk daha da büyür.

Hayır..

Orasından burasından ittiğin/ ittirilen ne bir sohbetin, ne bir ilişkin, ne bir yoga pozunun içinde bulunma!

Sen bir şeyleri ittirdikçe ağlayan ilgi bekleyen bir çocuktan öteye açılmıyor yol. O çocuğu görebilir misin? Ve onu sevme alanına davet edebilir misin? Kendine, kendine verebilir misin? Hayır o adam, o kadın değil. İşte burası her şeyin kökü.. Yaşam’ın ana rahmi tam burası..

Kök sende, neden başka kök arayasın ki? Mümkün mü, elma ağacının armut ağacının köküyle  hayat bulması?

Merak etme, söz veriyorum ittire ittire ittirmemeyi kalmayı ve köklenmeyi öğreneceksin. Senden yaşama yayılan coşku öyle büyük dalgalar yaratacak ki, suni göletler aramayı bırakacaksın. Her dalga, seni Okyanus’a derinden bağlayacak. .

Bunu sana hayat farklı suretlerde anbean ögretiyor/ öğretecek. Öğretiyi görmeye istekli olabilir misin?

Kendi Varoluşuna sorumlusun. Başkasınınkinden değil. O üzülmesin diye bir şey yapmak zorunda değilsin. Eskiden  karşımdaki yüzler üzülmesin diye en çok Özde’yi kırdığım bir gerçek. Oysa büyük resimde açık kalple söylenilen hiçbir gerçek kimseyi kırmıyor. Kalpten kalbe açık iletişim gerçekleri görünür kılıyor.

Hepimiz kendi sırt çantamızdan sorumluyuz.

Yeter ki o atan kalbinin sorumluluğunu al yükselen ve alçalan her nefeste.. Çünkü o sadece senin için atıyor.

 YOL ORADAN BAŞLIYOR VE TÜM YAŞAMI TURLAYIP ORAYA GERİ DÖNÜYOR.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s