Yeni sene gelmeden

Yeni sene gelmeden, Yeni niyetlerin ağına düşmeden Yeni ritüellerin içinde kaybolmadan Cesaretle, nezaketle arkamıza dağıttıklarımıza bakmaya var mısın? Sen tam burada olmazsan niyetinin hangi dağda dilendiğin, hangi kristalle ne yaptığının, hangi mantrayı söylediğinin hiçbir  anlamı yok. Deli gibi ritüel seven biriydim. Hepsini yaptım, hepsini beklentilerin ortasında savaş verirken yaptım. Deliler gibi tutunduğum niyetlerimle sağlıklı başlangıçlar … Okumaya devam edin Yeni sene gelmeden

Günümüz Spiritüelliği

  Günümüz modern yaşam ''spiritüelliği'nin içinden yolunuz bir şekilde geçtiyse ya da yeni geçmeye başladıysa eminim kafanız da karışmıştır. Günümüz spiritüelliği pozitif düşünmenin ne kadar önemli olduğunu, evrenden istemenin anahtar olduğunu söylüyor ya da mutluluğun 10 yolu, 20 yolu adı altında  değişik eğitimler, kitaplar, atölyelerde seni, yeniden yaşamla  bağlantıya geçmeni vaat ediyorlar. ''Al bu kitabı … Okumaya devam edin Günümüz Spiritüelliği

Ben’den Öte

  Bir senenin daha sonuna geliyoruz. Benim ve ailem için 2018 bir hayli zor oldu. Hastalıklar yakamızı bırakmadı. Tamam her şey düzeldi diye ne zaman biraz rahatlasak başka bir sağlık sorunu çıktı. Sanki gemi aralıklıklarla su almaya devam ediyor ve biz olanla gücümüzle geminin batmaması için elimizden geleni yapıyorduk. Fiziksel, ruhsal olarak kelimenin anlatmaya yetmeyeceği … Okumaya devam edin Ben’den Öte

Her Şey Değişiyor!

Hayat, düşündüğümüzden ya da insan beynimizin algılandığından da daha hızlı geçiyor. Eski fotoğraflarıma baktığımda, o zamanki kalp yaralarımı artık hatırlamak da zorlanıyorum. Sevdiğim, aşık olduğum yüzler, sanki başkasının kalp sevdası gibi geliyor. Acım, ''benim'' acım, benim olmaktan çıkmış gibi.. Zaman geçtikçe daha net algılıyorum ki, benim olan da hiçbir şey de yok!! Her şey eşlik … Okumaya devam edin Her Şey Değişiyor!

İçerinin bilgeliği

Arkadaşıma dedim ki; düşünki sen filtre kahve içmeyi seviyorsun. Hayranısın filtre kahvenin ama gittiğin yerde sadece çay var. Bir, iki, üç tamam diyorsun ama sonra başlıyorsun keşke kahve olsaydı burada diye söylenmeye ve söylenirken de içmeye devam ediyorsun o çayı ama bir kere o çayı alırken bir dursan belki anlayacaksın senin özünde filtre kahve içmek var, çay içmek yok! Ve burası asla o istediğin kahveyi veremeyecek! O zaman? Ya da belki çayı, kahve olsaydı diye içmekten vazgeçeceksin ve belki seveceksin bile.. Kim bilir ? Ama onun için çayı yudumlamadan orada öylece onunla kalabilmek ..Ve belki de şu an çay içmek istemiyor olsan da belki bir ay sonra bunu içmek de isteyebilme haline de açık olabilmek.. Yani dostun, şu anki hislerini hissetmeye gönüllü olmak ve o hislerin nehirde süzülmesine izin vermek.. Tek yaptığımız da bu biliyor musun?