Spotify’da Postcast yayınlarım başladı!

 

Kendimi idrak etmeye başladığım zamandan beri kelimelerle aramdaki ilişki hep başka oldu. Yazmak, meditasyonumdu ki, o zamanlar tam olarak meditasyonun ne olduğunu bilmesem de böyleydi. Kelimeler, olanı açıkla gördüğüm yerdi. O yüzden olanı kabul etme sorunu ne zaman yaşasam kelimelerden de kaçardım.. Okumaya devam et “Spotify’da Postcast yayınlarım başladı!”

Kalbin Meditasyonu

 

Biliyorum, günümüz modern hayatının içinde ‘meditasyon’ dendiğinde akla gelen birçok görsel var ve o görsellere öyle bir yapışıyoruz ki, meditasyonun kendi doğasından uzaklaşmamız, kendimizden uzaklaşmamız tam burada başlıyor. Okumaya devam et “Kalbin Meditasyonu”

Suçlu var mı?

 

Şehir hayatı, çok hızlı. İnsana sürekli koşması, yakalaması gereken bir yer varmış gibi hissettiriyor.  Üstüne toplumun beklentileri eklediğinde bizim  ”değerli” yaşamımız artık, bizim olmaktan çıkıp, emanet aldığımız ”sıradan” bir yaşam haline geliyor. Üniversiteye gitmen lazım, iş bulman lazım, sevgilin olması lazım, evlenmen lazım, çocuk yapman lazım…. Liste çok uzun ve yorucu ve bence en şaşırtıcı olanı tüm meli ve malı’ların farkında olmadan yaşayıp, gidiyor olmamız.  Ve en acıklı olanı günün sonunda mutsuz olunca suçluyu yanımızda, yöremizdeki kişiler ilan ediyor  ve aslında mutsuzluğumun kökenine, derinine bakmak yerine yüzeydeki nedenlerle ilgilenirken büyük resmi kaçırıyoruz. Okumaya devam et “Suçlu var mı?”

Yaranı bil, şifalandır!

 

 

Geçen gün bir arkadaşlarımla sohbet ederken yapmak istediği hayalini anlattı, ama o hayali gerçekleştirmeyi o kadar çok istiyordu ki, hayali ona motivasyon sağlamak yerine içeride bir yerde sıkıştırmaya başlamış, yolunu karıştırmıştı. Sürekli bir şey yapması gerektiğini geç kaldığını hissediyordu, kendini ne kadar bu şekilde yorduğunu da farkında değildi. Çocukluğumuzda öğretilen kalıpları değiştirmemiz, bazen bir ömür sürüyor! Ve biliyor musun bu durum: ‘tamam bu kalıbı değiştirdim bitti’  demekle olmuyor! Sürekli olarak eski kalıplarımızla tetiklenme halimiz devam ediyor, sadece artık ”farkında” olmaya başlıyoruz ve özgürlük dediğimiz şey, ne istiyorsan onu yapmanın ötesinde tam da buradan başlıyor! Okumaya devam et “Yaranı bil, şifalandır!”