Artık biliyorum

 

Im not yours, you are not mine!

Ben senin değilim, sen de benim değilsin. Birbirimize yoldaşlık edebiliriz, tabi ki yol el verdiği sürece. Yolun nereye, hangi dönemeçlere kıvrılacağını bilmeden hep beraber gitme isteme hali, komik oluyor değil mi? Biz şu an’ın hislerini yolun tümüne  yayarak yaşıyoruz. Sonra da akmayan yolu oraya doğru sürüklemeye çalışmaktan yorgun düşüyoruz. Okumaya devam et “Artık biliyorum”

Açıklık ve cesaretle

 

Senin kalbini sıkıştıran her şeyi asaletle ve sevgiyle bırakabilirsin!

Senin kalbini sıkıştıran her şeyi bırakarak da sevebilirsin!

Senin kalbini sıkıştıran her şey, görmek istemediğin kendi karanlık dünyanın bir sureti, görmezden gelmek yerine var olanı, her aldığın nefes gibi sadelikle görmeyi seçebilirsin.

Okumaya devam et “Açıklık ve cesaretle”

Yeni yaşıma

23 Mart doğum günümdü! Bu yaşamda var olalı 33 sene geçmiş! 18’e girmek için hızlıca koşturan kız çocuğu şimdilerde kocaman bir kadın… Ne zaman oldu, nasıl oldu diye sorarsan bilmiyorum! Geçer mi, geçmiyor diye deli gibi ağladığım her şey geçip gitti. Her şey geçiyormuş da, geçmesin diye çırpınan benmişim. Okumaya devam et “Yeni yaşıma”

Suyun halleri

water

Mutluluk, sevinç gibi tüm ”güzel” hallere izin verilirken neden diğer haller kapının dışına itilir? Hislerin, güzel ve çirkin olduğuna kim, kimler karar veriyor? Hepsi oluyor ve geçiyor ise neden mutluluk iyi ama mutsuzluk kötü oluyor ki? Hepsi zaten tam şu anda meydana gelen hareket ise neden izin vermiyoruz tam şu an hissettiğimiz şeye? Neden teslim olamıyoruz hissettiğimize? Okumaya devam et “Suyun halleri”

Tohumdan ağaça

agac1

Bir sene daha bitiyor, takvimler yine aralık ayında! Kim bilir neler sığdırdın, neler yaşadın, neler oldu, kime ya da kimlere koştun?, Belki aşık oldun bu sene, belki başka şehre taşındın, belki işini değiştirdin, ya  da neler ekledin, neler çıkardın? Artık biraz durup arkaya bakma zamanı.. Arkaya bakıp, yaşanılanları hatırlayıp, anıları onurlandırma zamanı. Tüm karanlık anıları pembeye boyamaktan bahsetmiyorum. Sadece ne olduysa, olana yeniden dokunup, tam o an hissettiğine bakmandan bahsediyorum. Okumaya devam et “Tohumdan ağaça”