Sadece hareket var!

Hepimiz birbirimizden çok farklıyız. Bu cümleyi tuz, karabiber gibi yapıştırıp duruyoruz her şeye ama itiraf edeyim bazen ben anlamını unutuyorum ! Kemik ve kaslarımızın yaptığı açılar nasıl farklı ise ve bu açılar yüzünden nasıl farklı bedene sahipsek hikayelerimiz, acılarımız, hassasiyetimiz de farklı! Yani bu demek oluyor ki, ayni olaya birbirinden farklı milyar tane tepki verip duracağız! Çünkü daha anne rahmine düştüğümüz andan bu yana farklı şekilde etkilenip durduk ve bizi yaşam tam da su an olduğumuz kişiye dönüştürdü! Yani benim hayata tutunma anlayışım, senden farklı! Bu demek değil ki, benim ki doğru! Sadece yaşam beni bu şekle soktu, seni öyle.. Kas ve kemiğe verdiğimiz hassasiyeti neden paketin hepsine veremiyoruz? Bugün fark ettim ki, kas ve kemiklerin nasıl senin bedensel farklılığını sağlıyorsa, yaşam da aynısını yapıyor! Hepimiz kendi özümüzce hareket ediyoruz. Ne yanlış var, ne de doğru.. Sadece hareket var! Kendinin çok doğru yaptığını, diğerlerinin, diğerinin yanlış yaptığını, en iyisini kendinin bildiğini düşündüğün her an hatırlat kendine: sadece hareket var!

Karar beliriyor

Gecen gün Boğaziçi Üniversitesin'de kahve sırası beklerken deli gibi canim çikolata istiyordu ama bulamadım. Sonra önümde duran çocuk çikolata ister misiniz deyince nasıl da mutlu oldum. Evet, tam su an istediğim deyince hepsini bana vermek istedi yine yüzümde anlamadığım gülümseme 😊 Nisantaşı'nda yeni açılan Starbuck'ta bugün tam canım kahve isterken kahve ikramı yaptılar. Ders verdiğim yerde müzik sistemi olsa diye içimden geçirdikten sonra bir gün sonra sistem kurulmuştu. Öyle küçük şeyler ki ama simdi anlıyorum ki; hayat ben netleştikçe bana veriyor. Suyum bulanıkken aklim karışıkken deli dana gibi koşturduğumda değil de, suyum netleştiğinde hayat diyor ki yanındayım aten ama cidden ne istiyorsun?

Alışkanlık zincirlerimiz

İki haftadır kulaklığım olmadan, müzik dinlemeden yolda yürüyorum. Başta dünyanın en zor şeyi geldi biliyor musun? Sonra etrafımdaki sesleri daha çok duymaya başladım. Çünkü her şey daha net artık. Kuş sesi, ezan sesi, korna sesi, rüzgarın sesi, tüm seslerin içindeyim. Müzik, benim gizli bahçemmiş. İstediğim sesleri duyup, istediğim dünyayı yarattığım sihir gibiymiş. Şimdi sihir yok, ben sihrin kendisi olup gerçeğin içinde var oluyorum. Hiç bilmediğim bir dünya keşfediyorum dostum! Fark ediyorum ki, senelerin bitmeyen alışkanlığı olmayan bir dünyanın içinden şu ana uzanmama sağlıyormuş. Uzanma halime an diyormuşum. Oysa an, uzanmaktan öte, bulunma haliymiş.

Yoga yolculuğum

O yüzden yoga derslerimde üstünde durmaya çalıştığım tek bir şey var: HER ŞEY DEĞİŞİYOR! O pozu yapmaktan korkuyor musun, ben de korkardım, bak şu an sana bunu anlatıyorum, değişiyor! Yeter ki, bir kenarda sinme. Korkuyor musun, mutsuz musun yol ara dostum. Yol bulamıyor musun? Yol ol. Ve kırmızı kalemle altını çizdiğim en önemli nokta:Her nerede, ne yapıyorsan yola nasıl çıktığını unutma, içindeki o saf hali korumaya istekli ol ki, her şey değişir dururken özün aynı kalsın.