Kalbini açabilir misin?

 

 

 

Kalbini her olasılığa da açabilir misin? Sana benzemeyeni, hoşuna gitmeyeni de sevme alanına davet edebilir misin?
Kalbindeki her duyguya yer açma haline açık olabilir misin?

” You have to keep breaking your heart until it opens.” Mevlana Okumaya devam et “Kalbini açabilir misin?”

Yoga Yolculuğum

 

2009’da eski arkadaşımın ülkeyi terk etmeden önce bana verdiği yapılacaklar listesinden biriydi: YOGA. Bana izlemem, okumam, dinlemem gerekenlerden bir liste yapmıştı. Sanırım bir süre benim için yoga, onun dediğine uymak için girdiğim bir dünyaydı, sonra ise yaşamın kendisi oldu! Okumaya devam et “Yoga Yolculuğum”

Gerçek sevgi, önce kendine ve sonra başkalarına verilen sözdür.

Günlük hayatın tüm o yoğun değişimlerinin içinde en derinde hepimizin özlemi bizi olduğumuz gibi görebilecek dostlar. Bazı şeyler çok basitmiş gibi hemen yazılıyor ama yaşarken, deneyimin içinde debelenmeye başladığımızda öyle olmadığını hepimiz eminim  kendi hayat filmimizin sahnesinde en az bir kere gördük.

 

Okumaya devam et “Gerçek sevgi, önce kendine ve sonra başkalarına verilen sözdür.”

Spotify’da Postcast yayınlarım başladı!

 

Kendimi idrak etmeye başladığım zamandan beri kelimelerle aramdaki ilişki hep başka oldu. Yazmak, meditasyonumdu ki, o zamanlar tam olarak meditasyonun ne olduğunu bilmesem de böyleydi. Kelimeler, olanı açıkla gördüğüm yerdi. O yüzden olanı kabul etme sorunu ne zaman yaşasam kelimelerden de kaçardım.. Okumaya devam et “Spotify’da Postcast yayınlarım başladı!”

Kalbin Meditasyonu

 

Biliyorum, günümüz modern hayatının içinde ‘meditasyon’ dendiğinde akla gelen birçok görsel var ve o görsellere öyle bir yapışıyoruz ki, meditasyonun kendi doğasından uzaklaşmamız, kendimizden uzaklaşmamız tam burada başlıyor. Okumaya devam et “Kalbin Meditasyonu”