Yazar: ozdecolakoglu
-
Dinle ve Sorumluluk Al
İstanbul’un belki de olabilecek en sessiz ve en yeşil yerindeydim. Sırt üstü uzandığımda gördüğüm gökyüzü ve beni hiç serinletmese bile ağacın dallarını hafif hafif kıpırtadan rüzgara gözüm takıldı. Sonra kendi nefeslerimi fark edince, ah dedim ağaçların nefesleri gibi….
-
Yeter ki ağla!
Geçen haftalarda bir gün derse başlamadan önce gelen öğrencilerimin gözlerinin içine bakıp, orada olanı görmeye çalışıyordum. Sonra onunla göz göze geldik. Nasılsın diye sormamla gözleri doldu. Gözleri doldukça, ağlamamak istedikçe daha çok ağlamaya başladı. ( Ben bu hissi çok iyi biliyorum!) Ağlayabilirsin dediğimi hatırlıyorum! Gülmek kadar doğal aslında ağlamak. Aslında insan olduğunu gösteriyor! Ama bizim…
-
Karanlığa doğru
Havalar deli gibi ısındı, birkaç gündür hiçbir yapmadan ne bu sıcak diye kendi kendime söyleniyorum. Ah, evet küresel ısınmanın sonu ağustos ayını, haziran ayında görüyoruz. Biliyorum her şey çok hızlı değişiyor geçen gün defterime not düşerken internet ortamında nasıl yazı yazmaya başladığımı hatırladım.
-
Gönüllü hayır
Toplumun bize farklı suretlerde öğrettiği ilk şey, istemediğine evet demek.. Bu belki size sunulan bir pasta diliminden, gitmek istemediğiniz bir yolculuğa, almak istemediğiniz bir eşyaya, sevişmek istemediğiniz bir adama ya da kadına kadar uzanabilir. Ve biz kendimizce karşımızdakini mutlu etmek için kendimizi o evet tünelinin içine hapis ettikçe kısa yolları daha da uzatmaya
-
Hislerin İzi
Dünya aslında çok küçük, biz onu öfke, nefret besleyip, araya mesafeler koyarak büyük bir yer yapmaya çalışıyoruz oysa çok ufak. Seneler önce yollarımın kesiştiği dostlar, tanıdıklarla şu an yollarımın kesiştiği dostlar ve tanıdıklar arasında kocaman bir kesişim kümesi olduğunu fark etmeye başladım bu günlerde..
