Gönüllü hayır

IMG_20160524_022008

Toplumun bize farklı suretlerde öğrettiği ilk şey, istemediğine evet demek.. Bu belki size sunulan bir pasta diliminden, gitmek istemediğiniz bir yolculuğa, almak istemediğiniz bir eşyaya, sevişmek istemediğiniz bir adama ya da kadına kadar uzanabilir. Ve biz kendimizce karşımızdakini mutlu etmek için kendimizi o evet tünelinin içine hapis ettikçe kısa yolları daha da uzatmaya

Küçük yaşlarda eve misafir geldiğinde babaannemin haydi öp misafirleri, ayıp dediğini hatırlıyorum. Pek, insan ilişkilerim kuvvetli, neşeli bir çocuk olmadığımı düşünürsek, gelen misafirleri öpmek hiç hoşuma gitmiyordu. (Şimdiki beni tanıyanlar nasıl diyorlar eminim!) Ya da misafirliğe gittiğimde biri tatlı uzattığında yemek istememe rağmen, yemek sinir ediciydi.  Ayıp olmasın, karşı taraf yanlış anlamasın diye, kendi kalbimi hiç de istemediğim durumlara sokup, en çok kendi canımı acıttığımı seneler sonra öğrendim.

Birincisi, hiçbir şey bizimle ilgili değil! Karşı taraf hayır dediğinde o an, kendi için en doğru şeyi söylüyor, iki gün sonra belki sana kocaman bir evet ile gelecek ama tam o an öyle hissediyor. Çok sevdiğim yakın bir arkadaşım var, buluşmak için onu aradığımda bazen hayır der, bazen de ben hayır derim. Dört sene önce, kaç senelik arkadaşlığımdan bile şüphe ederdim, hayır kelimesini duyduğumda ama artık biliyorum ki, ikimizde kendimiz için ”en iyi” seçimleri yapıyoruz.

İki ya da üç sene önce  çok yoğun bir şekilde kullandığım ojeyi, kıyafet seçimlerimlerimdeki renkleri eleştiriyorlardı. Bu yaşta sen ne yapıyorsun diye cümle başlıyor ve bitmiyordu ama bildiğim bir şey vardı 2008’lerde asla yapmam dediğim şeyler bana o an iyi geliyordu ve adım adım o hissi takip etmeye başlamıştım. Ah, evet sonra rastalar geldi, alabildiğine renkli 🙂 Benim 2000’lerdeki halimi bilenler inanamıyor!

Şunu anlatmaya çalışıyorum, hayatın boyunca birileri sana bir şeyler söyleyecek ve sen duyduğun şeylere doğru çekilmeye başlarsan, hayatında hortumlar yaratmaya başlayacaksın ve durduk yere hayatını zorlaştıracaksın.

O zaman nasıl olacak?

Bu beden senin.. Ne istediğini ya da neyi istemediğini en iyi sen biliyorsun. Sen, bana bunu yapmadın, o yüzden ben de bunu yapmıyorum’dan bahsetmiyorum. Ben şu an böyle hissediyorum’dan bahsediyorum. Evet, her zaman her şeyi istediğimiz gibi yapamayız ama eminim istediğin şeylerle hayatını dengeleyebilirsin.

Sürekli insanları mutlu etmek için evet’ler dağıtan biriydim. Sanki super woman’ım ve herkesin sorununu çözmek gibi bir gücüm var! Oysa kocaman bir damlayım, okyanusta.. Diğer damlalarla birlikte okyanus oluyorum o kadar.. Evet’lerim altında yatanları deşmeye gönüllü oldukça neyi, neden istediğimi algılamaya başladıkça hayır’lar dışarı çıkmaya başladı. İşin aslı gerçekten kalpten hayır çıktığında kimse kırılmıyor, aksine karşındakinin dürüstlüğüne hayran kalıyorsun.

Sen iyi olmadıkça başka kimseyi mutlu edemezsin ve bir haberim var: KİMSEYİ ASLINDA MUTLU EDEMEZSİN! Facebook’ta gezen bir görsel vardı: ”SEN ÇİKOLATA DEĞİLSİN, HERKESİ MUTLU EDEMEZSİN” gibi bir şey diyordu. Aynen de öyle aslında, sadece iyi hissetme hallerine aracı olursun ama sen kimseyi evet’lerinle mutlu edemezsin!

Çok sevdiğim bir arkadaşım vardı. Kendi halinden pek de mutlu olmaz, sürekli depresyon halinde gezerdi. Ben de onun mutlu olması için yapabileceklerimden fazlasını yapmaya başlamıştım. Aslında hayır deyip, çizmem gereken sınırları çizmediğim için benden beklentisi, istekleri daha da fazlalaşmıştı. Günün sonunda öğrenmiştim ki; Özde’yi mutsuz etmekten başka bir şey yapmıyorum! (Alma – verme dengesi başka bir yazının konusu olsun!)

O yüzden yoga sihirli biliyor musun? Önce o bedenin nasıl hareket ettirebileceğini, nasıl hissettiğini algılıyorsun, sonra bu iç radarlarını kendi kocaman hayatına aktarıyorsun. Bazen kaç senelik dostunu görürsün ama o an canın onunla konuşmak istemez, kendini iyi hissetmiyorsun ya da başka başka diyorum ki, özgürsün ama senin gibi özgür olan bireylerin varlığını unutmadan. Bu demek değil ki, her istediğini yapabilirsin! AKSİNE NE HİSSEDİYORSAN ONUN SORUMLUĞUNU AL DEMEK, KAÇMADAN…. ( Yazı devam edecek)

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s