Etiket: acı
-
Kendi karanlığını tanı
Yeni sene pek de kolay başlamadı, ”nasıl olur”, ”olabilir mi ki” benzeri deli gibi sorular yürekleri hoplattı ve sanki bizde oraya buraya karınca yuvaları gibi dağılmaya başladık. Sana dürüst olayım mı? Hemen öyle çok gitmek istedim ki.. Ne bırakabildiğim, ne de onunla mutlu olabildiğim bir sevgili gibi İstanbul..Gidelim demek kolay da, giden gerçekten gidebiliyor mu…
-
İçerinin bilgeliği
Arkadaşıma dedim ki; düşünki sen filtre kahve içmeyi seviyorsun. Hayranısın filtre kahvenin ama gittiğin yerde sadece çay var. Bir, iki, üç tamam diyorsun ama sonra başlıyorsun keşke kahve olsaydı burada diye söylenmeye ve söylenirken de içmeye devam ediyorsun o çayı ama bir kere o çayı alırken bir dursan belki anlayacaksın senin özünde filtre kahve içmek…
-
Tohumdan ağaça
Önce sadeleş her anlamda. Daha az konuş mesela ama daha çok hareket et. Harekete edemiyorsan, konuşarak evrende kalabalık yaratma. Olan, acı verse dahi kirletmeden onunla kal. Sadeleş, suyun içine bir şey attığında önce su bulanıklaşır, bekle.. Bekle ki, su durulaşsın, netlik gelsin. Netleşmeden su bulanıkken suyu durulaştırmaya çalışma, çökmesini bekle ve izle. Bekle ki, belirgenleşsin…
-
Kalbini aç demeyeceğim, hisset!
O yüzden bir adım geri gel, merdivenleri koşarak çıkmana gerek yok! Hisset, bizi insan yapan en önemli yeti: hissetmek! O yüzden hisset! Kafan karıştığında, canın yandığında, acı deli gibi olduğunda, kaldıramaz gibi olduğunda, mutlu olduğunda, sevinç çığlıkları attığında: HİSSET! HİSSET Kİ, KENDİMİZCE AÇAN ÇİÇEKLER OLALIM..