Bana ilgi göster

Çünkü biliyor musun dostum, neticede herkes kendi için bir şeyler yapmak istiyor, kimileri yaralarını şifalandırmak istiyor, kimileri ilgi istiyor, kimileri sevilmek istiyor, kimileri kim bilir neler neler.. Ama görüyor musun hepimiz kendimizce yol almaya çalışıyoruz. O yüzden o canını çok yakan seni üzen kimler var ise geçmişinde bu cümle dursun bir köşede: 'Elinden gelen oydu, başka bir olasılık bir olsa yapardı.' Belki zamanı geldiğinde bir bakmışsın kalbine inmiş bile.. İnmesi için de itip, çekme cümleyi.. Su gibi akacağı varsa, zaten akar.. Yeter ki, fark et su şu an nereye akıyor?

Ağrı

Kahveye olan aşkımı biliyorum ama şu an kahve içersem zaten güçsüz ve hassas olan midem yeniden deli gibi ağrımaya başlayacak. O yüzden kendimi daha çok seviyorum ve kendimi seçiyorum! Kahvenin yerine bir şeyi koymaya da çalışmıyorum. Geçen gün Starsbuck'tan kahve yerine soda aldım! Kahve kokusunu içime çektim, etrafta kahve içenlere baktım ama soda aldım! İnatlaşmıyorum, kimse bana yasak da koymadı halen özgür iradem var ama bana şu an iyi gelmeyen bir şeyi de kendime oldurmaya çalışmıyorum. Özneleri değiştirdiğinde fark edeceksin ki, aslında hepimizin hayatında bunun gibi sahneler yaşanıyor! Basit şeylerle başlarsan, yol zorlaştığında kolay şeyler sana ışık verecektir.

Tohumdan ağaça

Önce sadeleş her anlamda. Daha az konuş mesela ama daha çok hareket et. Harekete edemiyorsan, konuşarak evrende kalabalık yaratma. Olan, acı verse dahi kirletmeden onunla kal. Sadeleş, suyun içine bir şey attığında önce su bulanıklaşır, bekle.. Bekle ki, su durulaşsın, netlik gelsin. Netleşmeden su bulanıkken suyu durulaştırmaya çalışma, çökmesini bekle ve izle. Bekle ki, belirgenleşsin her şey. Merak etme, su zamanı geldiğinde berraklaşacaktır. Daha sade, daha özgür, daha kendin, daha net net, daha esnek, daha teslim....

Kalbini aç demeyeceğim, hisset!

O yüzden bir adım geri gel, merdivenleri koşarak çıkmana gerek yok! Hisset, bizi insan yapan en önemli yeti: hissetmek! O yüzden hisset! Kafan karıştığında, canın yandığında, acı deli gibi olduğunda, kaldıramaz gibi olduğunda, mutlu olduğunda, sevinç çığlıkları attığında: HİSSET! HİSSET Kİ, KENDİMİZCE AÇAN ÇİÇEKLER OLALIM..

Oluyor işte!

Hayatta ne oluyorsa hep birden bire oluyor! İyi ya da kötü diye ayırmadan bir düşün, hatırlayabildiğin kadar geriye git yaşamında olan hiçbir şey önceden geliyorum diye önce reklam yaparak oluşmuyor. Oluyor ve biz insanoğlu olanla dengede olmayı öğrenip duruyoruz.