hayat koşucusundan savaşcıya…

Sadece bitiş çizgisindeki başarıyı düşünen bir hayat koşucusuydu. Yıllar geçtikçe bu koşunun ne kadarını kendi istediğini ne kadarı ailesinin istediğini bile unutmuştu. Ailesinin istediği bir üniversitede okuma şansı kazanmıştı. Bütün ailesi onun için sevinç çığlıkları atarken o sessizce sevinen ailesine, akrabalarına baktı. Ama neden mutlu olamıyordu onlar gibi? Rol yapmayı öğrendikçe içinden bir şeyler de … Okumaya devam edin hayat koşucusundan savaşcıya…

son ayin

Hayatta hepimiz bazı roller seçerdik ( ya da roller bizi seçerdi) ve bu dünyadaki zamanımız doluna kadar o rolü en iyi şekilde oynardık. Ben sünger olmayı seçmiştim. İnsanların günahlarını çeken bir sünger... Biraz geçde olsa anladım artık senin için sadece bir sünger olduğumu. Sen ruhunu temizlemek için geliyordun ve ben ise olanlardan habersiz açıyordum kalbimi … Okumaya devam edin son ayin

hayata …

Yarım kalmış öyküler… Yarım kalmış bir geçmiş… Aslında söylenecek cümleler söylenmezse o zaman geçmişle beraber bugünde yarım kalmıştır. Hayatının dönüm noktası karşında dururken sen susup geçip gitmesini beklersen kaçırdığın sadece şimdi değildir… Şimdinin geçmiş ve gelecekle olan bütün bağlarını da kaybedersin.Nedense sanki dünyanın sonuna kadar burada olacağı düşünülür. Ama sustukların büyürken içinde zaman asla durmaz … Okumaya devam edin hayata …

çocuk olmak vardı

Şimdi çocuk olmak vardı. Kötülüğün anlamını bilmemek… Herkese hoyratça inanmak… Dünya hakkında bildiklerini kendi oyun dünyanla sınırlamak… Gelecek hakkında hiçbir şey bilmemek… Buna rağmen inatla kahkahalar atmak… Çimlerde koşup oynamak… Kim ne der diye aldırmadan… Masum olmak… Ah çocuk olmak vardı şimdi. Özlemi anılarıyla yolculuğa çıkmak istediğinde uzun zamandır bakmadığı çocukluğuna yüzünü dönmek istemişti. Ama … Okumaya devam edin çocuk olmak vardı

Bir adam….

Bir adam… Belki de her gün evimize giderken gördüğümüz o adam, otobüste-vapurda gördüğümüz yüzlerden biri ya da komşumuz… Kapalı kapılar ardındaki gerçek yüz…İstanbul’un kalabalık sokaklarına rağmen o İstanbul’da yalnızlığı seçmişti. Yalnızdı. Ama bunun farkında bile değildi. Kendisine dev aynasından bakardı. Mutsuzdu ama ‘mutluluk’ ne demekti? Mutlu nasıl olunurdu? Sevgi ne demekti? Sevgi nasıl gösterilirdi? Bunlar … Okumaya devam edin Bir adam….