Blog

bilinmeyen bir zamanda ve yerde (1)

Bilinmeyen bir zamanda, bilinmeyen bir yerde… Bir çadırının içinde gözlerini açmıştı. Sanki yüzyıldır uyuyor gibi hissetti ve yeniden uyandığında gözünü açtığı yer burasıydı. Önce etrafına şaşkın şaşkın baktı. Biraz korku ve biraz şaşkınlıktan sonra çadırdan çıkmak için ayağa kalktı ve dışarı çıkınca bir tepenin doruk noktasında olduğunu gördü. Buraya nereden ve nasıl geldiğini hatırlamıyordu. Başını … Okumaya devam edin bilinmeyen bir zamanda ve yerde (1)

ben gittim ..

Seni sevmiştim ben. Kimseler bilmezken hatta ben bile bilmezken....seni sevmiştim ben. Sana hissettiklerim savaş alanı yaratmıştı yüreğimin en kuytu köşesinde. Hâlbuki hoşlandığım bütün yüzler nasıl da sendin ve nasıl da inatla savaşıyordum seninle ve senin haberin bile yoktu. Ulaşılması imkânsız bir hayal gibiydin bana. Sonra hayalim gerçek oldu. Savaşmaktan vazgeçtim, teslim oldum hisselerime. Bastırdığım bütün … Okumaya devam edin ben gittim ..

Bir kadın, bir adam ve lacivert gözlü genç kız

Yaz, şehre veda ediyordu. Önce yazın sıcaklığını özleten rüzgârlar çıkmıştı. Yavaş yavaş kara bulutlar gökyüzünü kaplıyordu. Yaz yağmurları artık çok uzaklarda kalmıştı. Kadın başını yukarı kaldırarak gökyüzüne baktı. ‘Bu yaz da bitti‘ diye kendi kendine fısıldadı. Sonra saatine baktı. Geç kalmamıştı hala vakti vardı. Durdu arkasına baktı. Geriye koşmak istiyordu ama biliyordu kaçamazdı artık. Biraz … Okumaya devam edin Bir kadın, bir adam ve lacivert gözlü genç kız

seni öldürmüştüm ben…

Sana dair bir yolculuk yaptım bugün. Geçen yılların ardından bizi aramadım. Tozlanmış anıların tozunu alarak seni daha doğrusu bizi aramaya koyuldum. Solan bizi aradım kendi sözcüklerimde… Bir zamanlar yollarına döktüğüm cümlelerimi aradım. Her şey nasıl da solmuştu. Hala canlı ve geçen senelere inat nasıl da yeni gibi duruyordu fotoğraflarımız. Mutlu iki âşık… Nasılda gülüyorlar. Mutlu … Okumaya devam edin seni öldürmüştüm ben…

Haşmet babaoğlu’nun pazar notlarından …

Bir insanı sevmek onu tanımaktan kolay mıdır? Galiba... *** Sevmekle tanımanın zamanları da farklıdır. Aynı zaman dilimi içinde gerçekleşemezler. Birisini ona gelirken severiz. Giderken tanırız. *** Ancak sevmek de, tanımak da bir açıdan birbirlerine çok benzerler: İkisinde de durup nereden bakıldığına göre işler değişir... Karşınızda her yanından sevgi taşan, bu nedenle neredeyse deli dolu birisi … Okumaya devam edin Haşmet babaoğlu’nun pazar notlarından …