Her istediğini olduramazsın!

sunrise

2015 yazında en çok istediğim şeylerden biri Piercing yaptırmaktı, aslında çok uzun zamandır istediğim şeydi diyebilirim ama korktuğum için cesaret edemedim. Sonra bir gün o koltukta otururken buldum kendimi. Mavi renkli bir piercing’de seçmiştim, öyle hoşuma gitmişti ki… Bir süre çok hassastı göbek deliğim ama bir süre sonra geçeceğine emindim ama pek öyle olmadı. Canım bir şekilde yanmaya devam ederken, ben onu çıkartıp atmaya kıyamadım, kremler sürdüm ve o şekilde yoga yaptım. Evet, bazen insan her şeyin istediği gibi olabileceğini düşünüyor, ama HİÇBİR ŞEY BİZİM KONTROLÜMÜZDE DEĞİL! Göbek deliğimin içinde yara çıkıp, artık uyuyamaz noktaya gelince yapacak bir şey olmadığını, çıkartmam gerektiğini anlamıştım ve çıkarttım. Birkaç saate acısı geçti, yara ile birlikte delikte kapandı ama artık orası öyle rahat ki.. Tekrar piercing takar mıyım bilmiyorum ama bildiğim olana müdahale etme şansım olmadığını anladım yeniden ve yeniden…

Bir şeyler oluyor  bazen hoşuna gidiyor, bazen ise gitmiyor ama hissettiğini değiştirmeye çalışamazsın! Bu her şeye ters ve çok yorucu ve anlamsız bir efor. Bir kuşu bir odanın içinde bıraktığında kuşun, odanın içinde uçmaya çalışıp kendine yol ararken bir yerlerini sakatlayabilmesi  gibi… Bu incinmeyi insanlarda bazen gözle görürsün, bazen ise göremezsin. 

2014’ün sonunda tamamen iş hayatı ile ilişkimi nasıl da kestiğimi hatırlıyorum, bir süre öyle itip çekmeye uğraşıp koşturmuştum ki ama olmuyordu. Oldurmak için full time çalışmak yerine part time çalışmaya başlamıştım ama yine de oldurtamıyordum… Kocaman hayatın içinde ufak geri dönüşler var, geri dönüşler pes ettin demek değil, sadece deniyorsun demek, ana yola çıkmadan önce ara yollarda yol alıyorsun demek  ve zamanı geldiğinde, gerçekten zamanı geldiğinde ana yola çıkacaksın demek.

Bir şeyler birilerine iyi gelmez, birilerine bir şeyler çok iyi gelir. Sadece hisset nasıl hissediyorsun. Bir karar vermek zorunda değilsin, zaten tam da o an geldiğinde karar kendiliğinden ortaya çıkacak, sana düşen sadece hissetmek..

Geçenlerde eski patronumla konuşuyordum, onu nasıl da özlediğimi hatırladım, sonra heyecanla yeni kurdukları siteyi gösterdi, doğal olarak orada çalışmadığım için ben yoktum! Evet, bir şey hissettim küçük minik derin bir ah.. Hüzünlü gibi ama mutlu bir özlem.. Özlediğim için tutup, işe geri dönmek istemiyorum, çok şükür yaptığım işi çok seviyorum, çok şükür hayat bana tam da sevdiğim şeyi yapmam için yolları öyle güzel açtı ki ama özlüyorum ve evet dostum, özlemen de bir sorun yok.

İnsanlar her özlediklerinde bunun dünyanın en kötü şeyi olduklarını düşünüp, her şeye lanet yağdırıyorlar; yollara yüzlere, o yola dair ne varsa her şeye lanet yağdırıyorlar. Oysa bugün kimsen o yolların sayesinde, hikayende ne yaşadığın, kimin haklı ya da haksız olduğunun bir önemi yok. Tek önemli bir şey var hissettiklerin. Karşı kıyılarda ne olup bittiğini anlamak yerine içeriye yönelt tüm dikkatini, o zaman her şey şiirsel, her şey aşk dolu..

Ve yolunu unutursan, kaybolduğunu düşünürsen ”Güneş” olduğunu hatırla yeter…

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s