Kutup Yıldızı’na

10383481_10152927678253435_2058285480495323532_n

 

Hiç istemediğiniz halde, ayaklarınız geri geri giderken inatla onları istemediği bir yola doğru yürütmeye çalıştınız mı? Sırf birileri mutlu olsun diye, kendi mutluluğunuzu hiçe saydınız mı?

”Özdeciğim, sana danışmak istediğim bazı konular var, pazartesi akşam üstü uygun musun?”

”Bizim iş yerinin kuralları böyledir!”

”Bu full time bir iş ve buna zaman ayırabilecek misin?”

”Bu sosyal medya hesaplarını yöneteceksin, genelde tasarımcı arkadaşlar 6 gibi çıkar bizim çıkmamız, 7:30’u buluyor! Ah, burada da yoga dersi verebilirsin, biz çok severek çalışırız??!!”

”Yarın uygun isen buluşabiliriz?”

”Yeni bir yer açılmış, oraya gelir misin?”

”Karşıya geçiyorum, sen de gel!”

”Senden gerçekten hoşlanıyorum!”

……………………………………………………..

Haydi yine itiraf edeyim, uzun bir listem var! Eskiden ”hayır” demesini bilmezdim. Bilmediğim için de sevmediğim yolların çamuru ve kiriyle hırpaladım durdum kalbimi, o zamanlar için en doğru olduğunu düşündüğüm şeyi yapıyordum. Aman karşımdaki kırılmasın, aman o üzülmesin, aman hiç istemesem bile o arkadaşımı görebilirim, istemesem bile, anlattıklarını dinleyebilirim. Eskiden yakın olduğum bir kız arkadaşım vardı, saatlerce onun sorunlarını dinlerdim, yalnızdı ve o zamanlar benim gibi ne istediğini bilmiyordu. Saatlerce korkularını, erkek arkadaşıyla olan sorunlarını dinlerdim sonra da uykum geldi der kapatırdı, o zamanlar onu bu kadar dinlememem gerektiğini biliyordum, ama hayır diyemiyordum işte..Bir gün benim de hissettiklerimi anlatacak bir dosta ihtiyacım olduğunda birkaç dakika zaman ayırdığında anlamıştım o benim dostum değildi!

Uzun seneler ”hayır” demesini bilmediğim, her döndüğünde koşarak karşıladığım bir sevdiğim vardı. Nereden baksan 9 sene önceydi… Ve o zaman hayır demezsem, kapıyı göstermezsem ”ben” diye bir şeyin kalmayacağı kafama dak etti! Özene bezene kurduğum domino taşlarımı kendi elimle ağla ağlaya yıktım! Eh tabi, sevgili pandora’mın kutusu açılmıştı, ne kadar çok karanlık duygum var ise hepsi ”merhaba” biz geldik deyip, misafir oldular ve uzun bir süre gitmediler. Devam edemeyeceğim gibi geldi, her şey o kadar boş ve anlamsız geliyordu ki… İnsanlar bir şeyler anlatıyorlar, ben ise dinlermiş gibi yapıyor ama içeride bir yerlerde savrulup duruyordum.

Sonra?

Sızısı azaldı. Hatırlamak, artık puslu bir cama bakmak gibi olmaya başladı.Bugün fark ettim ki, o camı hatırladığında puslar dağılmaya ve güneş ışıkları yüzümü aydınlatmaya başlamış artık! Çok şükür!

Çok uzun süre ne istediğimi bile bilmiyordum. Sanırım kendi sesimin varlığından bile haberdar değildim, kaybolmuştum ve bir kurtarıcı arıyordum.

Ve anladım ki, kaybolmadan yol bulunmuyor! Ve aslında kaybolmuyorsun, sana öyleymiş gibi geliyor ama geriye dönüp baktığında hep kutup yıldızına göre hareket ettiğini fark ediyorsun! Ve o yolda adım attıkça, yolda sana  nimetleriyle eşlik etmeye başlıyor.

Ve sen hareket ettikçe sevmediğin hiçbir yolda yer almamaya başlıyorsun. Ama ben oraya gitmesem Ayşe kırılırsa diye düşünmüyorsun ya da Ayşe ben gelmek istiyorum ama çok gelmek istiyorum ama ama ama gibi uzun cümleler bile kurmuyorsun ve aynısını Ayşe sana yaptığında biliyorsun ki şu an kendisine iyi gelen başka bir şeyi yapıyor ve sevinebiliyorsun onun için! (Tabi buluşmadan saatlere önce haber vermesi gerekiyor :)) Ya da full time bir işe ben bunu istemiyorum, bunu yaparsam mutsuz olurum, mutsuz olursam sizi de mutsuz ederim diyebiliyorsun!

Çok şükür ki, artık hayır diyebiliyorum, ayaklarım geri geri gidiyorsa onları inatla yürütmeye çalışmıyorum ama bazen duruma şartlara göre bazen istemesem bile ”evet”lerin olabileceğini biliyorum. O zaman da o evetlerin içinden kendime alanlar yaratmaya çalışıyorum.

İnsanlar bir yolda yürümeye başladı mı, onun değişebilir olduğunu düşünmüyorlar bile! Bankacı olduysan hayatının sonuna kadar bankacı olmak zorundasın! Başka bir ihtimal olamaz, olsa bile filmlerde olur! Kendi filmini kendin yaz, oyna, en önemlisi yaşa! Sana ezberletilen yollar dışında yeni yolların olabileceğini hatırlat kendine ve tüm kirine, tozuna rağmen keşfetmeye gönüllü ol o yolları.. Eline verilen yol haritanı da at, hiçbir yolu önceden kestiremiyorsun nasıl olsa! Bak bakalım, hangi yoldan yürümek istiyorsun, ot değilsin, yer değiştirebilirsin, meslek değiştirebilirsin, her şeyi yapabilirsin ama önce kendinin inanması gerekiyor!

Kutup yıldızı her gece sana yolu hatırlatmak için en tepede.. Sen fark etmesen bile, kayboldum desen bile sana yolunu hatırlatmak için orada…

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s