Ve unutma; şu an mutlu değilsen bunun nedeni ne işin, ne sevgilin, ne de ailen!Sadece sensin.. Eğer cesaretle olana bakmaya cesaretin varsa her şey senin için netleşmeye başlayacak işte o yer, tam da adım atman gereken yer
Etiket: yol
Teslimiyet
Biz kendini çok zeki sanan insanlar, denize atladığımızda hemen boğulacağız diye ezbere bir bilgimiz var! Filmlerden, aileden öyle öğrenmişiz ve hemen çılgınca kolları, bacakları hareket ettirmeye başlıyoruz. Eh, o şekilde yüzmek gibi bir olasılığın da olmuyor. Biraz su yutma ve bazen daha kötü olasılıkları deneyimliyoruz. Sana tanıdık geldi mi? Hepimizin farklı konularda farklı ezbere bilgileri var ve bunu yeni deneyimlere taşıyarak adına ÖZGÜRLÜK diyoruz. Dostum, esas ESARET bu!
Netlik
O yüzden tam şu an kalbini sıkıştıran, yoran ne varsa bil ki başladığın gibi bırakabilirsin de... İstemediğin iş mi? İstemediğin okul mu? İstemediğin ilişki mi? İstemediğin seks mi? İstemediğin ülke mi? Hepsini bırakabilirsin, ama verdiğin cevap bir şeylerden kaçmak için değilde içeriden, en derininden gelen gerçeğin cevabı olsun. ÇÜNKÜ ANCAK CEVAP ORADAN GELDİĞİNDE, YOL BELİRMEYE, AÇILMAYA, AKMAYA BAŞLIYOR. Sana sihir gibi geliyor, oysa kalbin netleşebildiği için hayat da sana karşı netleşmeye başlıyor o kadar
Yara
Nasıl biliyor musun dostum? Eskiden deliler gibi ağladığın yaralara, artık üstünü örtmeye çalışmadığında, deli gibi orayı iyileşleştirmek için çırpınmadığında, onunla kalmayı deneyimlediğinde zaten değişiyor. Birileri sorduğunda anlatıyorsun, sana ait, her parçası senin geçmişin olan anılarını anlatıyorsun ama artık fark ediyorsun ki, kalbin sızlamıyor. Film izler gibi yarana kapılmadan sohbetler edebiliyor, o yarandan öğrendiklerini paylaşmaya bile başlıyorsun. İşte tam o zaman iyileşme gerçekleşmiş oluyor!
İçerinin bilgeliği
Arkadaşıma dedim ki; düşünki sen filtre kahve içmeyi seviyorsun. Hayranısın filtre kahvenin ama gittiğin yerde sadece çay var. Bir, iki, üç tamam diyorsun ama sonra başlıyorsun keşke kahve olsaydı burada diye söylenmeye ve söylenirken de içmeye devam ediyorsun o çayı ama bir kere o çayı alırken bir dursan belki anlayacaksın senin özünde filtre kahve içmek var, çay içmek yok! Ve burası asla o istediğin kahveyi veremeyecek! O zaman? Ya da belki çayı, kahve olsaydı diye içmekten vazgeçeceksin ve belki seveceksin bile.. Kim bilir ? Ama onun için çayı yudumlamadan orada öylece onunla kalabilmek ..Ve belki de şu an çay içmek istemiyor olsan da belki bir ay sonra bunu içmek de isteyebilme haline de açık olabilmek.. Yani dostun, şu anki hislerini hissetmeye gönüllü olmak ve o hislerin nehirde süzülmesine izin vermek.. Tek yaptığımız da bu biliyor musun?
