O yüzden derslerimde de deli gibi üstünde durduğum her şeyden öte bir şey var: HİSSETMEK... Ben kahraman vs değilim, senin gibi okyanusun içinde kendime özgü bir şekilde yüzmeye çalışıyorum ve kendi hislerimi dinleyecek cesareti buldukça, başkalarına da bu halin mümkün olduğunu dilim döndüğünce anlatmaya çalışıyorum. Çünkü şu ana hepsi dahil, tüm mutluluklar, tüm gözyaşları, tüm acılar, tüm sevinçler... Hepsi var, hepsi dahil.. Ve ancak sen içeriye alma cesareti gösterdiğinde, özündeki suyun hallerine izin vermeye başlıyorsun.
Blog
Yara
Nasıl biliyor musun dostum? Eskiden deliler gibi ağladığın yaralara, artık üstünü örtmeye çalışmadığında, deli gibi orayı iyileşleştirmek için çırpınmadığında, onunla kalmayı deneyimlediğinde zaten değişiyor. Birileri sorduğunda anlatıyorsun, sana ait, her parçası senin geçmişin olan anılarını anlatıyorsun ama artık fark ediyorsun ki, kalbin sızlamıyor. Film izler gibi yarana kapılmadan sohbetler edebiliyor, o yarandan öğrendiklerini paylaşmaya bile başlıyorsun. İşte tam o zaman iyileşme gerçekleşmiş oluyor!
Evrenin sarmalı
Biz sanıyoruz ki, olmaz yapamam, gidemez, gidemem, yapamam! Sonra oluyor ve içeride atlılar koşturmaya başlıyor. Nereye koşturacağını şaşırıyorsun. Sanki ne yönü seçsen hep çıkmaz sokak geliyor karşına. Sonra bir gün koşturmayı bırakınca hissettiğin her şey, sarmal şeklinde karışarak ayrışmaya başlıyor. Evrendeki sonsuz enerjinin sarmal hareketi, enerjinin özündeki hareket ile her şey yeniden değişiyor ve baştan başlıyor. Kendi payımıza düşen dersi aldıkça sarmalın da hareketi değişmeye başlıyor, alanlar genişliyor. Bizi bir sonraki hareket için sarmal, kendince düzeneği baştan hazırlıyor, yeniden hareket etmek için bize alan açılıyor ve öğreti başlıyor. Biliyor musun sarmal hep bizim için çalışıyor!
Bana ilgi göster
Çünkü biliyor musun dostum, neticede herkes kendi için bir şeyler yapmak istiyor, kimileri yaralarını şifalandırmak istiyor, kimileri ilgi istiyor, kimileri sevilmek istiyor, kimileri kim bilir neler neler.. Ama görüyor musun hepimiz kendimizce yol almaya çalışıyoruz. O yüzden o canını çok yakan seni üzen kimler var ise geçmişinde bu cümle dursun bir köşede: 'Elinden gelen oydu, başka bir olasılık bir olsa yapardı.' Belki zamanı geldiğinde bir bakmışsın kalbine inmiş bile.. İnmesi için de itip, çekme cümleyi.. Su gibi akacağı varsa, zaten akar.. Yeter ki, fark et su şu an nereye akıyor?
Ağrı
Kahveye olan aşkımı biliyorum ama şu an kahve içersem zaten güçsüz ve hassas olan midem yeniden deli gibi ağrımaya başlayacak. O yüzden kendimi daha çok seviyorum ve kendimi seçiyorum! Kahvenin yerine bir şeyi koymaya da çalışmıyorum. Geçen gün Starsbuck'tan kahve yerine soda aldım! Kahve kokusunu içime çektim, etrafta kahve içenlere baktım ama soda aldım! İnatlaşmıyorum, kimse bana yasak da koymadı halen özgür iradem var ama bana şu an iyi gelmeyen bir şeyi de kendime oldurmaya çalışmıyorum. Özneleri değiştirdiğinde fark edeceksin ki, aslında hepimizin hayatında bunun gibi sahneler yaşanıyor! Basit şeylerle başlarsan, yol zorlaştığında kolay şeyler sana ışık verecektir.
